Tunus'ta bir üniversite yurdunda barınan kız öğrencinin rahatsızlandıktan sonra yaşamını yitirmesi, ülkede üniversite hizmetlerinin hangi koşullarda sunulduğuna yönelik tartışmaları tekrar gündeme taşıdı. Öğrencinin yaşamını yitirmesi üzerine üniversitelerde protesto eylemleri yapılırken, öğrenci örgütleri de barınma, beslenme, sağlık ve ulaşım alanlarında karşılaşılan sıkıntıları gündeme getirdi.
Ülkenin doğusunda yer alan Sfakes şehrindeki Sidi Mansur Üniversite Yurdu'nda barınan Rahme ed-Deziri'nin 21 Ekim'de rahatsızlanıp hayatını kaybetmesinin ardından öğrenciler protesto gösterileri gerçekleştirmiş, 23 Ekim tarihinde de ülke çapındaki üniversitelerde bir günlük genel grev yapılmıştı. Üniversite hizmetlerinin koşulları kötüleşiyor Tunus Genel Öğrenci Birliği Genel Sekreteri Nizar el-Cerayi, AA muhabirine verdiği demeçte, üniversitelerde sağlanan barınma, beslenme, sağlık ve ulaşım hizmetlerinde önemli sıkıntılar bulunduğunu ifade etti.
Bu alanlarda öğrencilere sunulan hizmetlerin yetersiz kaldığını öne süren Cerayi, 1000 ila 1400 öğrenciyi barındıran kimi yurtlarda gece nöbetçi hemşirenin ya da sağlık odasının olmadığını iddia etti. Üniversite hizmetlerinde yaşanan sorunların devlet üniversitelerini de güçsüzleştirdiğini ileri süren Cerayi, görüşünü "Öğrenci barınma ve beslenme hizmetlerinden mahrum bırakıldığında, devlet üniversitesinde rahatça eğitim göremez hale geliyor ve özel üniversiteler alternatif olarak karşısına çıkıyor." sözleriyle dile getirdi.
Gabes şehrinde bulunan 4 öğrenci yemekhanesinin sadece ikisinin hizmet verdiğini belirten Cerayi, yemek hizmetlerinde karşılaşılan aksaklıklar yüzünden öğrencilerin 9 günlük bir oturma eylemi gerçekleştirdiğini anlattı. Yurtların kapasitesi ve burslarda yetersizlik Tunus'ta son 15 yıl içerisinde yeni bir üniversite yurdu yapılmadığını ifade eden Cerayi, devlet üniversitelerinde öğrenim gören yaklaşık 268 bin öğrenci bulunduğunu ve mevcut altyapının hâlâ 2010 yılındaki kapasitesiyle hizmet sunduğunu öne sürdü.
Başkent Tunus'ta bulunan Ras et-Tabiye ve Rabita yurtlarının yanı sıra ülkenin güneyindeki kimi yurtların da kapalı durumda olduğunu aktaran Cerayi, bazı yapıların bakımsız kaldıkları için kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Yurt kapasitesinin ihtiyacı karşılamaması sebebiyle kız öğrencilere iki, erkek öğrencilere ise bir yıl süreyle barınma olanağı sağlanabildiğini belirten Cerayi, diğer öğrencilerin yüksek kira masraflarıyla baş etmek zorunda kaldığını ve bu durumun öğrenimlerini devam ettirmelerini güçleştirdiğini dile getirdi.
Öğrencilere verilen bursların da ihtiyaçları karşılamadığını vurgulayan Cerayi, yılda 3 taksitte ödenen bursun aylık tutarının 130 Tunus dinarına (yaklaşık 43 dolar) denk geldiğini, söz konusu paranın bir haftalık temel gereksinimlere bile yetmediğini söyledi. Cerayi, üniversitede öğrenim gören öğrencilerin sadece yüzde 18'ine burs verilebildiğine ve burs hakkı elde edenlerin ailelerinin aylık kazancının 500 Tunus dinarının (yaklaşık 167 dolar) altında kaldığına dikkati çekti.
Gençler uluslararası gelişmeleri de izliyor Genel Öğrenci Birliğinin ilgi alanının üniversitelerdeki sorunlarla sınırlı olmadığını ifade eden Cerayi, ulusal gelişmelerle birlikte Arap dünyasındaki ve uluslararası alandaki gelişmeleri, Filistin meselesini ve mezunların istihdam sıkıntılarını da izlediklerini belirtti. Gençlerin siyasetteki ve toplumdaki gelişmeler karşısında duyarlı davranması gerektiğinin altını çizen Cerayi, bu konudaki düşüncesini "Siyasetle ilgilenmeyen gençleri, gençlerle ilgilenmeyenler siyasetçiler yönetir." sözleriyle aktardı.
Fransa'da görülen gençlik ve öğrenci hareketlerini desteklediklerini söyleyen Cerayi, gençlerin eğitim ve özgürlük istekleri doğrultusunda gösterdikleri tepkilerin önemli mesajlar içerdiğini ifade etti. Cerayi, Sırbistan'da yaşanan öğrenci hareketlerini değerlendirirken, genç neslin kendi iradesi doğrultusunda harekete geçebildiğini ve isteklerini ifade etmekten kaçınmadığını belirtti.
Son dönemde Tunus'taki sosyal hareketlerde yer alan gençlerin sayısında da artış görüldüğünü söyleyen Cerayi, değerlendirmesini şu sözlerle paylaştı: "Bu kuşak yavaş da olsa uyanmaya başladı. Tunus'ta dünyadaki bu uyanışın biraz gerisinde kalmış olabiliriz ancak gençler harekete geçiyor. Özgürlük bulaşıcıdır, cesaret de bulaşıcıdır.
Tunuslu gençlerin de bu süreçte önemli bir rolü var." Tunuslu yetkililerin gündeminde yeni sağlık birimi ve yurt kapasitesinin artırılması var Güney Üniversite Hizmetleri Genel Müdürü Zekir er-Ribai, Sfakes'te öğrencinin hayatını kaybetmesinden sonra yaptığı açıklamada, üniversite yurtlarında devamlı görev yapacak sağlık personelinin yetersiz olduğunu ifade ederek, eksikliğin karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile koordineli biçimde hemşire istihdamına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi.
Güneydeki bazı üniversite yurtlarında sağlık birimlerinin oluşturulduğunu, buna karşılık Sfakes'te sürekli çalışacak hemşire bulunamaması nedeniyle aynı uygulamanın henüz başlatılamadığını belirten Ribai, olayla ilgili soruşturma kapsamında iletişim kayıtlarının ve güvenlik kameralarına ait görüntülerin ilgili makamlara verildiğini ifade etti.
Öğrencilerin protestolarını takiben Sidi Mansur yurdunun idaresi ile öğrenci temsilcilerinin imzaladığı anlaşma kapsamında, aralık ayına kadar yurtta bir sağlık biriminin oluşturulmasına ve hemşire görevlendirilmesine karar verildi. Bunun yanı sıra Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Munzir Beliyd, 2026 yılı bütçesine ilişkin görüşmeler sırasında, üniversite altyapısını ilgilendiren 144 projenin devam ettiğini ve öğrenci yurtlarının kapasitesinin süren projeler kapsamında 7 bin yatak, yeni projeler kapsamında ise 1200 yatak artırılmasının hedeflendiğini açıklamıştı.
Bütçenin görüşüldüğü oturumlarda bazı milletvekilleri de üniversite yurtlarında sunulan barınma koşulları ile yemek hizmetlerinin kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini ifade etmişti.




